ortasından muhakkak bi derenin geçtiği beceriksizce boyanmış manzara resimleri yapardık çocukken,bide uçan şemsiyenn mutlaka var olduğu sonbahar resimleri...ilk baharın ilk günleri oysa ama sonbar gibi bi gün bugün ,uçan şemsiyeler var insanların elinde...hepsi ıslanmış sırılsıklam...öyle güzelki sokaklar nasıl mutluyum bu sonbahardan kalma kasvetli yağmurlu soğuk ve rüzgarlı güne uyandım diye...eskiden olsa yenilmiş şimdiyse kazanmış olduğumu hissttiğim zamanlar yaşıyorum...değiştim değişiyorum...kendimi'herşey daha güzel olacak 'tümcesine inandırma talimleri yapıorum bu aralar...bu havada nede güzel giderdi özdemir asaf şiirleri...zaman yitmiş herkes gitmiş,bir biz kalmışız ortada hala elimizde ogün yediğimiz elma şekerleinin sapları...ama tatlarını unutmuşuz çoktan unuttuğumuz biçok şeyle birlikte...gerçekten bukadar yalnızmıydık herzaman söylesene...hepsinin gelmesini beklememeyi öğrenmek ama teker teker döneceklerini bilmek gidenlerin...söylenmeyen sözler okurum asılı kalmış bi yerlerde içim burkulur sonra kaldırır bikaç parça bişey asarım bende üstlerine...ne şimdi bitti ne birazdan bitecek hepsinin gelmesini bekleme biri gelmeyecek...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar